AWARENESS
Tüketicinin bir marka veya reklamı bilme durumu veya oranı. Doğru bilme veya detaylarını hatırlayabilme önemli değildir. Haberdar, farkında olmak.
AUDIO
Radyo veya TV reklamının “duyulan” bölümü. Yani konuşmalar, müzik, ses efektleri…
AUDIENCE (GROSS)
Her türlü medya aracılığıyla bir reklamı izlemiş olabilecek toplam kişi sayısı. Bu rakam gerçekten izleyip izlemediğinin cevabını vermez, yani televizyonun o kanalda açık olması yeterlidir. Bu rakamın % ifadesi GRP, kişi sayı olarak ifadesi IMPRESSION.
ATTRIBUTE
Bir ürünün-kategorinin tüketici için önemli olan özellikleri, karakteristikleri. Örneğin; besleyicilik, lezzet, hijyen, pratik ambalaj, fiyat…sıralaması bir gıda ürününün muhtemel özellikleridir. Bunları önem sırasına göre dizdiğimizde “ideal ürün profili”ne ulaşırız.
ATTITUDES
Tavır, tutum. Tüketicilerin değerlendirilen “şey” hakkındaki düşünceleri, duyguları ve aldıkları pozisyon. Bu şey; ürünler, hizmetler, kurumlar veya fikirler olabilir. Ancak en yaygın kullanım şekli, bir kategoriye karşı olan tavırlardır.
ASP
Average Selling Price. Bir döneme ait (ay, yıl) birim başına net satış hasılatı.
ARTWORK
Reklam veya ambalaj baskısı için gerekli tüm malzemelerin (çizim, ilüstrasyon, resim vb) toplamı; orijinal. Basımdan bir önceki aşama. Ya da ART. CD çıktı, tarih oldu.
ART DIRECTOR
Sanat yönetmeni. Reklamın görsel açıdan nasıl olacağına karar veren kişi.
APPEAL
Çekicilik. Reklamın tüketicinin ilgisini çekmek için kullandığı satış mesajı
ANIMATION
Canlandırma, animasyon. Statik objelere hareket verilerek canlıymış gibi bir izlenimin yaratıldığı film çekim yöntemi.
ANIMATIC
Fotoğraf veya çizimlerle hazırlanan, basit bir dublaj ile bitmiş haline yaklaştırılmaya çalışılan reklam filmi benzetimi, sesli storyboard. Nispeten pahalı bir sunum şekli olduğundan genelde test amaçlı kullanılırlar.
ALLOWANCE
Üretici firmanın brüt satış fiyatından aracı veya perakendecilere yaptığı indirimler. Genellikle belli bir performans karşılığı (miktar, peşin ödeme, teşhir) yapılan indirimlere denir.
AIDED RECALL
Yardımla hatırlama. Araştırmada deneklerin bir marka adını veya reklamı kendiliğinden değil, ancak “duyduklarında” hatırlamaları.
AIDA
Attention-Interest-Desire-Action kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve başarılı bir iletişimin aşamalarını anlatan eski bir terim. Pazarlamanın 4P’si gibi, yeni nesil iletişimcilerin pek rağbet etmediği bir ifade olmakla birlikte, bilmemek de ayıp sayılır.
ADVERTORIAL
Advertisement ve editorial kelimelerinden türetilmiştir. Reklamın sanki o yayın organının normal sayfalarından biri gibi sunulmasıdır. Bazı ülkelerde yasalar, çoğu zaman da ilgili basın kuruluşu o yayının reklam olduğunu bir şekilde belirtmeyi zorunlu kılar. Çünkü haber şeklinde verilen reklam o yayın kuruluşunun itibarını paylaşmayı hedeflemektedir.
ADVERTISING CONTRACT
Reklamveren ile medya kuruluşu arasında yapılan reklam sözleşmesi. Bazı durumlarda reklamveren adına reklam ajansı tarafından yapılır. İdeali reklamveren ve ajansın birlikte çalışarak sözleşme yapmasıdır.
ADDRESS HYGIENE
Adres listesindeki bilgilerin doğruluğu. Adreslerin toplanma yöntemine ve güncelleştirilme sıklığına bağlı olarak değişir. Tüketicilerin kendi iradeleriyle ve postayla katıldıkları kampanyalarda en yüksek doğruluk oranına erişilir.
ADCEPT BOARD
Konsept testlerinde kullanılan, üzerinde TV reklamını temsil eden bir resim ve markanın temel mesajının yer aldığı basılı malzeme. Genelde bu tür testlerde kullanılan basit “concept board”dan farkı, reklamı hatırlatan görsel unsurlarla süslenmiş olmasıdır.
ACTIVITY GRID
Markanın medya planı, promosyon planı, yeni ürünler ve diğer önemli projelerini bir sayfada gösteren özet yıllık plan.
ACCOUNT EXECUTIVE
Ajans (veya herhangi bir hizmet kuruluşunda) müşteri ile ilişki ve iletişimden sorumlu Müşteri Temsilcisi. Bir üst kademe, ACCOUNT DIRECTOR.
ACCOUNT CONFLICT
Doğrudan rekabet eden iki ürüne aynı reklam ajansı tarafından hizmet verilmesi durumu; Müşteri Çatışması. Ajans birleşmesi, şirket satın almalar veya çokuluslu şirketlerin aldığı global kararlar sonucu karşılaşılan bir durumdur. Her ne kadar ajanslar iki rakip ürüne hizmet verebilecek kadar profesyonel olduklarını savunsalar da düğüm genelde ajansın küçük müşteriden vazgeçmesiyle çözülür. Çok sık bu durumla karşılaşan büyük ajansların bir kardeş ajans kurmaları yadırganmaz.
ACCOUNT
Reklam ajansının bir müşterisi (kişi veya kuruluş)
ABOVE THE LINE
Pazarlama bütçesinin medyada yayınlanan reklamlara ait kısmıdır. Buradan anlaşılacağı üzere, satış promosyonu, doğrudan pazarlama, POP malzemeleri gibi harcamalar “below-the-line” olarak adlandırılır. Entegre pazarlama iletişimiyle birlikte “crossing the line” terimi de giderek yaygınlaşmakta, çizginin altı ile üstünü ayırmak zorlaşmakta ve aslına bakarsanız anlamsızlaşmaktadır.